Asıl ismi “bucket shops” yeni Türkçesi kova dükkanları olan bu şirket tipleri dolandırıcıdırlar ve malesef ki, Türkiyedeki şirketlerin çoğu böyleydi. SPK’nın nasıl bir düzenleme getireceği ve işe yarayıp yaramayacağını göreceğiz. Bucket shops’lara dönersek en temel özellikleri forex’teki traderların %95′inin kaybetmesini temel alarak çalışıyorlar. %95′i kaybediyor, kazanan %5′in (Ki Türkiyede bu oran daha da az) kazandıklarını da vermemek için türlü türlü taklalar atıyorlar.

Aslında %0,03 komisyon almaları gerekirken paranızın tamamını alıyorlar. Çünkü işleminizi piyasa yansıtmıyorlar. Kazanan %5′lik kısmın parasını vermemek için taklalar atıp, vermek zorunda kaldıklarını da şirketten uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Scalping (küçük karlar alarak çok sayıda işlem) yaptın demek onların en çok kullandıkları taktiktir.

Genel olarak denetimsiz ada ülkelerinde olan bu şirketlerden Türkiyede de bulunuyor. Çünkü Türkiyede de denetim yok.

Peki bu şirketleri nasıl anlayabiliriz?

Öncelikle çok fazla reklam verirler. Forex e-book veya eğitim seti gibi konular üzerinde birçok site açıp, sonra da X şirketine gelip hesap açın ve ücretsiz olarak bunları alın derler.

Reklamlarında bakkal, ev kadını gibi finanstan anlamayan insanların iyi paralar kazandıklarını söylerler. Bu kişilerin resimleri de genel olarak profesyonel fotoğraflardır. Hiçte gerçek hayattan alıntı değildir. Ancak sanıyorum bundan sonra bunu da değiştirirler.

Size çok cazip gelecek teklifler sunarlar. 500 dolar yatırın, 100 dolar da bizden hediye gibi sözde kampanyalar yaparlar.

Kısa sürede paranızın kat kat üzerinde paralar kazanabileceğinizi söylerler. 1000 doların bir haftada 8000 dolar olduğu gibi şeyler söylerler. Buna inanmaya niyetiniz varsa gidip piyango çekin. Eğer piyangoyu kazanırsanız forexte de belki kazanabilirsiniz. Ancak piyangoda büyük ikramiyeyi kazanamamışsanız, bana göre sizde o şans yok demektir.

Bazıları, sıfır risk sistemi diye birşey uydurup, kazanırsanız paranızı alacaksınız, kazanamazsanız zarar etmeyeceksiniz gibi birşeyler uydururlar. Veya da zararınızı biz karşılıyoruz gibi sözler sarf ederler.

Numaranızı bırakın, biz sizi arayalım derler. Bir kez aradıktan sonra istemezseniz dahi, ardından birkaç kez daha arayarak sizi ikna etmeye çalışırlar.

Küçük bir para yatırıp kaybettiğinizde, daha da çok para yatırmanızı sağlamaya çalışırlar.

Hesabınızı parayı yatırınca 10 dakikada açarlar. Çünkü ne belgelerinizi kontrol ediyorlar, ne başka birşey. Amaç sadece para yatırmanız.

Size sıfır veya çok çok düşük spreed (komisyon) uygulayacaklarını söylerler. Ancak aracı kurumların geliri komisyonlardır. Sizden komisyon almazlarsa nereden kazanacaklar? Yatırdığınız paradan. Çünkü yatırdığınız para direk olarak şirketin sermayesi oluyor.

Genellikle bu şirketler küçük şirketlerdir fakat size ülkenin en iyi ve büyük şirketiymiş gibi inandırırlar.

Size kazanmanızda yardımcı olacaklarını, ücretsiz veya küçük ücretlerle danışmanlık yapacaklarını söylerler. Açıklamama gerek bile yok, işe yarıyorsa neden kendileri işlem yapmıyorlar?
Veya bu kadar kazançlıysa, neden şirket sahipleri de işlem yaparak Türkiyenin en zenginleri listesine girmiyorlar? Madem ki bir haftada 8 katına çıkarabiliyorlar paralarını, 12 haftada 599.755.813.888 katına çıkarabilmeleri gerekirdi. 1000 dolar ile 3 ayda 599.755.813.888.000 dolar kazanabilmeleri gerekirdi. Yani 599 Trilyon Dolar. Zaten forexteki günlük işlem hacmi 4 Trilyon dolar. Gerisini siz düşünün…

Not: Bu şirketler, gözlem ve etrafımızdaki insanların tecrübeleri doğrultusunda yazılmıştır. Hiçbir şirketi hedef almamıştır. Yalnızca tecrübe aktarımıdır.