Gelen Soru: HEMEN UYGULA emri ile BEKLEYEN EMİR arasında yatırımcı olarak hangisinin daha kazanma ihtimalinin daha çok olduğunu düşünürsünüz?
Örnek: Bir yatırımcı USD/TRY yatırımı düşünüyor.USD nin düşeceği hakkında kanaat edinmiş. Bu durumda düşebileceği değeri kendisine göre tahmin ederek bekleyen alış emri koyuyor.USD bu fiyata geldiğinde almaya başlıyor.Daha fazla düşerse yine alıyor.Ancak bu alışları kademeli olarak yapıyor. Yani düştükce daha fazla alarak maliyeti düşürüyor. Bu durumda bir süre sonra USD yükselirse satış yaparak kara geçiyor.(Herhangi bir süpris gelişme olmassa)

Yatırımcı bekliyor. Belirlediği fiyatlara geldiğinde alım ve satım yapıyor.Borsa mantığından hareketle böyle bir işlem şeklini nasıl değerlendirisiniz?

USD işlemlerinde imkb düşünce usd yükseliyor. İMKB çıkınca düşüyor. Genellikle bu kural işliyor. Bu kuralı ölçü alarak da usd nin yönünü çok büyük bir aksilik olmassa tahmin etmek fazla zor değil .Merkez Bankasının da niyetini öğrendikten sonra.

Oysa eur/usd paritesinin yönünü tahmin etmek neredeyse imkansız.Hele kendi başına işlem yapanlar için.Dünyadaki tüm gelişmelerden anında heberiniz olacak ki anında pozisyon alabilesiniz. Bu bizim gibiler için çok zor.

Bu konular hakkında düşünceleriniz öğrenmek isterim. Saygılarımla

Ekleme: Yukarıda anlatmak istediğim. Bekleyen emir vermek ”zarar oluşacaksa” ,daha az zarar ettirecek bir işlem şekli gibi gözüküyor.sizin bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek isterim.

Cevap: Hemen uygula ve bekleyen emir arasında kazanma ihtimali açısından bir fark yoktur. Kazanma ihtimalini arttıran şey, kişinin kendi yapısını tanıyıp ona göre işlem yapmasıdır. Bu yüzden de demo hesaplarda 2-3 yıllık tecrübe edinirse, kendini daha iyi tanır. Hangi işlem türünde daha istikrarlı oluyorsa o şekilde işlem yapmalıdır.

Kayıp yaşayan %95′lik kesim genel olarak hemen uygula emri açarlar.

Profesyonel kişiler, yaptığı analizler sonucu işlemin açılması için o fiyatı uygun buluyorlarsa işlemi hemen açarlar. Farklı bir fiyat kendi planlarına uyuyorsa bekleyen emir açarlar. Elbette ki hayal denilebilecek seviyeleri de beklemek yerine, o an açılan işlem kar ettirecekse hemen açarlar. Hatta bunun yanı sıra daha avantajlı bir pozisyona da bekleyen emir koyabilirler. Daha çok, piyasa durumu ve kendi hareket stillerine ve planlarına göre davranırlar.

Örnekteki yatırımcı ise, fiyat düştükçe alıyorsa ve fiyat hala da düşüyorsa margin call çağrısı alabilir. Bahsettiğiniz gibi akıntıya karşı kürek çekmek teminat/margin limiti yok denecek kadar yüksek olan kişiler için veya da teminatınıza oranla çok küçük işlemler açarak hayatta kalabilir. Örneğin, arkadaşınız için sormuş olduğunuz bu soru’daki işlemde (USDTRY’de 1,85′den alım yapıp, düşerse kademeli olarak alımlara devam edilme işlemi), söylemiş olduğunuz gibi, kademeli olarak alım yapılmış olsaydı. Örneğin 1,8500 , 1,8400 , 1,8300 ve 1,8200 dan alım yapılmış olacaktı. Ve 1,8200′da toplam 600 pips civarı bir zarar olacaktı.

30 Kasım günü 1,8200 fiyatı görülmüştü ve işlem açılmış olsaydı, o gün 600 pips zararda olunacaktı. Ardından 2 Aralık günü 1.81 olduğunda 1.85′den kademeli olarak her 100 pipste bir açılan işlemlerden toplam zarar 1000 pips olacaktı. Hiç kaldıraç kullanılmasa dahi, %10 luk bir zarara tekabul edecekti. Bugün yani 4 günün sonunda, 1.8250 seviyelerinde olması muhtemelen sabır limitlerini aşacak ve işlemi kapatmaya yönlendirecekti. Çünkü demo hesapta umursanmasa da, gerçek hesapta para kaybedildiği için sabır daha az olur ve zarar kabul etmek veya zarardaki işlemi açıkta tutmak zordur. Mantıklı mıdır? Bu kişiye göre değişir.

İMKB düştüğü zaman USDTRY’nin çıktığı ve İMKB yükseldiğinde ise USDTRY’nin düştüğünü söylediniz. Bu “temel analiz” kategorisinde değerlendirilebilir. Yani dünyada, olan durumların forex piyasasına yansıması. Ancak bu durumda da İMKB’nin ileride düşecek mi çıkacak mı olduğunu bulmak önemlidir. Ancak bu tahterevalli yani ters orantı (Biri düştüğünde diğerinin çıkması) konusu yanlış bir tespit değil. Ancak 2008 küresel krizi sonrası uzun dönemde gördüğümüz gibi, dolar fiyatları da arttı, imkb de kendini topladı hatta tarihinde görülmemiş şekilde 75000 seviyelerine geldi. O dönemde yalnızca böyle bir mantığa dayalı işlem yine kaybettirecekti. Elbetteki küresel krizler istisnai durumlardır fakat küresel krizin 2. dalgası hala yaşanmadı. Yakın dönemde yalnızca bu veriye dayalı işlemler tam güvence altında değildir. Bu açıdan bakıldığında herşey umutsuz ve zor gibi gözükebilir. Fakat forex zor bir piyasadır. Birkaç veri herşeyi tamamen anlatmaya malesef yetmez.

Ancak yine de, dediğiniz şey doğrudur. Türkiyede yaşayıp, fazla öğrenmeye, uzun süre kendini eğitmeye meyilli olmayan kişiler için USDTRY paritesi daha mantıklıdır. Çünkü günlük hayatta sürekli karşımıza çıkan, huyunu nispeten bildiğimiz bir paritedir.

Fakat teknik analiz öğrenip doğru uygulamalar yapmaya başlayana kadar kendinizi eğitip ve piyasayı öğrendikten sonra neden kendinizi sadece USDTRY ile limitleyesiniz ki? Belki başka paritelerde o ülkelerin ekonomilerini bilmeden de sadece teknik analiz ile kazanç sağlayabilirsiniz. Uzun süre demo hesaplarda işlem yaptıktan sonra zaten kendinizi tanıyacak ve kendiniz kararınızı vereceksinizdir. Bunu dövüşmek gibi düşünün. Kimi insan yalnızca yumrukları ile dövüşte başarı sağlar kimisi insan tekmeleri ile. Kimisi yakın dövüşlerde iyidir, kimisi ise uzaktan vurup kaçmayı tercih eder. Borsa biraz buna benzer. Kendinizi tanıyıp ne şekilde başarılı olduğunuzu öğrenmeniz gerekir. Bunu ya gerçek hesaplarda para kaybederek öğrenirsiniz veya da demo hesaplarda ücretsiz olarak öğrenirsiniz. Ben ücretsiz öğrenmeniz taraftarıyım…